Lavaşın lezzet sınırlarını zorladığı yer: Basta Street Food Bar!

Kadıköy Caferağa’da Rexx Sinemasıyla aynı cadde üzerinde bulunan Basta; basit ve modern tasarımıyla olayın tamamen yemekte olduğunu ilk görüşte apaçık anlatıyor.

Son zamanlarda açılan mekanların çoğu mekan dekorasyonuna ağırlık verirken, Basta’yı daha çok ye-kalk türünde bir mekan olarak düşünebilirsiniz.

Ben eti çooook severim. İstanbul’a yerleştiğimden beri kafamda hep gidip bir şeyler yeme fikri vardı fakat çok açken o sırayı beklemeyi pek gözüm yemiyordu. Size tavsiyem, gözünüzü karartıp girmeniz yönünde olacak 🙂

Gerçekten baştan aşağıya bir lezzet akıyor.

Okumaya devam et

Reklamlar

Tam mevsimi gelmişken; Bursa-Cumalıkızık Köyü-Mavi Boncuk Restaurant!

Nereden aklımıza düştü bilmesem de düşününce iyi ki gece yarısı iç sesimize kulak verip dışa vurmuşuz. Bazı şeyler planlamadan güzel dedik ve aklımıza gelen ” Bursa ‘da kahvaltı mı yapsak acaba ? ” fikrine saygı duyup çıktık yola. İstanbul’dan ido ( İstanbul deniz otobüsleri ) ile Yenikapı’dan Bursa ‘ya vardık. Merkez otobüsüne bindik ve az gittik uz gittik derken Cumalıkızık köyüne geldik. Geldik ama sonucunda ne oldu? Minibüsten indiğimizde o temiz havanın sarhoşu olduk.

Okumaya devam et

Tahıllı un ile 3 farklı sağlıklı tarif!

Son birkaç senedir popüler kültürün de etkisiyle insanlar beyaz un tüketmek konusunda çekinceler yaşıyor. Şöyle ya da böyle oluşan sağlık bilinciyle mutfağa girip kendi yemeğini pişirme gayreti göstermeye çalışanlar için, tam tahıllı unla hazırlayabileceğiniz 3 basit tarif hazırladık. Bu hamurun kendisi de çeşitlendirmesi de oldukça basit 🙂

Okumaya devam et

Necla Harman

Bir kibrit kutusu dolusu merhaba,

Malum ölçüyü duyar duymaz kötü anılarınız canlandı, el ayak koordinasyonunu kaybettiniz, göz bebekleriniz büyüdü, içinizde karşı konulamaz bir kaçma isteği uyandıysa… Sakin olun, halledicez…

Efendim bendeniz Necla, ailenizin diyetisyeni. Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik mezunuyum. Ve buraya nerdeyse bütün diyet klişelerine savaş açmaya geldim.

Tek amacım var: Yaşam tarzı değişikliği!

Zaten diyet demesek de sağlıklı beslenme mi desek? Mesela otu çöpü kaynatıp gül ağacında 3 gece bekletip her sabah aç karnın… Yok işte öyle şeyler, mucizeyi dağda bayırda, yok efendim Himalaya’ daki bir arının iğnesinin ucunda aramayın. Asıl mucizeyi bu değişmesi çok zor gibi görünen alışkanlıklarınızı bıraktığınızda, üstüne bunu fark etmeden yaptığınızda göreceksiniz.

Fazla bir vaadim yok, bazen regli dönemimiz yaklaşır bir tatlı krizinden diğerine koşarız, bazen sabah kahvaltıda cozutup akşam nasıl durumu toparlarız diye düşünürüz. Bazen de küçük tüyolarla bu “Yaşam tarzı değişikliği” işini nasıl kolaya indirgeriz, onu anlatırım. Olur mu?

Olursa takipte kalın. Buraya instagram hesabımı da iliştiriyorum, öptüm.

Diyetisyen Necla Harman

https://www.instagram.com/diyetisyenneclaharman/

Pınar Ayık

Merhaba Pınar ben..

35’inden sonra kariyer değiştirenler familyasından.

Yıllarca plazalarda beyaz yaka olarak çalıştıktan sonra çocukluğumdan beri içimde kalan mesleğin eğitimini almak üzere istifa edip özel bir yemek okuluna kayıt oldum. Hatta bu okulların çok ünlülerinden ve hayallerimi süsleyenlerden birisinin 30’undan sonra kariyer değişikliğine inanmıyoruz diyerek beni bayağı bozmuşluğu vardır. Neyse ki yılmadım, 35 yaşında kendimden yaşça çok küçük fakat mesleğinin doruklarında şeflerle çalıştım, sınavlara girdim 15 yıl sonra kağıda kaleme,deftere kitaba geri döndüm. Sonra stajlar,oteller,eğitmenlik derken şimdi ekşi mayanın ve sağlıklı yaşamın peşinde evden ekmek yapıyorum,sağlıklı reçeteler geliştiriyorum, kadının gücüne inanarak bu platformda sizinle sağlıklı üretimlerimi paylaşıyorum. Evinize bir ürünü bile paketsiz sokmayı başabilirsem, birini bile evde üretmeye alıştırabilirsem bu mutlulukla üretmelere doyamam..

Foot on the root hepimize iyi gelecek.. :))

 

https://www.instagram.com/plevins/

https://www.instagram.com/ekmekevden/

Kahvenin izinden; Türk İslam Eserleri Müzesi

Türk Kültürü’nün en önemli ögelerinden biri olmuş, yeme-içme alışkanlıklarımız arasında dünyada en çok bilinen şeylerden biridir Türk Kahvesi… Fincanının naifliği, içme adabı, yanındaki lokumuyla başlı başına bir ritüeldir… Öyle özeldir ki, kız isteme merasimlerinin en önemli bölümünü oluşturur… Peki Türk Kahvesi’nin serüveni nasıl başladı? Türk İslam Eserleri Müzesi ışığında, merak edenler için ufak bir yazı hazırladık. Merak eden, yolu düşen herkes mutlaka görmeli…

Okumaya devam et

İnsana kilo aldıran şehirlerin başında gelir: Mersin!

Sevgili arkadaşlar, Mersin kafası karışık bir şehir. İkinci gidişimdi. Bir öncekinde 3 arkadaş otostop rotamızın dönüşünde sırf bir şeyler yemek için uğramıştık. Bir gece rail kafede konaklayıp sabahtan yola çıkmıştık. O sebeple biraz yürümek ve bazı şeyleri tatmak dışında şehri yakından tanıyamamıştım. Sadece bazı manzaralara çok hayran kaldığımı hatırlıyorum. Gün batımında Antalya’ya doğru giderken geçtiğim yerler çok güzeldi. Ama bu seferki ziyaretim 4 gün sürdü ve epey yakından tanıma fırsatı buldum. Mersin’in beni en çok şaşırtan tarafı kalabalığı oldu. Bu sebeple her yerde büyük apartmanlar ve yenilerinin inşaatlarını görüyorsunuz. 

Okumaya devam et

Kadıköy’ün Tarihi Esnaf Lokantası: Yanyalı Restaurant

896846_6c913a009f5a43a4bb6541cc505d1281-mv2

Kadıköy’ün en eski yüzlerinden, kokularından biri Yanyalı Fehmi… Saraylı aşçı Hüseyin Efendi girmiş ilk kez mutfağına, daha sonra ise niceleri… Mekanın dokusu eskimişliği, birlikte yenmiş yemeklerin dumanı üstünde anılarını size hissettiriyor… Biz Yanya Köfte, Kabak Graten, Özbek Pilavı ve Zeytinyağlı Fasülye tatmayı tercih ettik. Yanya Köfte buranın en meşhur yemeği…

 

Okumaya devam et

Merhaba!

Bambaşka bir çağın içine giriyoruz. Yemeğe olan bakış acımız, beklentilerimiz değişiyor. Trendler her geçen gün daha hızlı tüketilen, gerçek kimliğimizden uzak hale geliyor. Bir yandan merak eden ve popüler olana meyilli doğamızdan ötürü kendimizi onların içinde buluyoruz, öte yandan ise özümüze çoğu zaman sırtımızı dönüyoruz. Peki ne yapacağız? Burada, tam da şuanda? Konuşacağız, okuyacağız, birlikte öğreneceğiz, tanışacağız ve özlemle anacağız. Unutamadığımız şeyler var, büyük sofralar, sobanın üstünde kızaran ekmek kokuları, ninelerimizin bayramda güç bela kurduğu coşkulu sofralar, yaz tatilinde köyden gelen akrabanın getirdiği biber kokusu… Ve dahası… Dünyanın en özel coğrafyalarından birinde yaşıyoruz. Çok geçmeden gözümüzü açıp yemek yemenin, yapmanın, pişirmenin ve uzun sofraları paylaşmanın hazzına varmalıyız. Bilgi de yemek gibidir. Bilgi oburu olmalıyız. Tabakları da öğrendiklerimizi de paylaşmanın yeri burası.

 

Şimdiden hepimize Afiyet olsun…

1 5 6