Zerdeçallı, şehriyeli tavuk suyu çorba

zerdeçallı şehriyeli tavuk suyu çorba

Havalar ufaktan bozmaya başlamışken hem bağışıklık sistemini güçlendirecek, hem gripten-soğuk algınlığından koruyacak, içinizi ısıtıp bir de lezzete doyuracak bir çorba hazırladık:) Sahiden abartmıyoruz! Normalde tavuk suyu içmeyi sevmeyenler bile hem kokusunu hem de tadını daha hafif buldu! Üstelik tavuk suyu çorba hazırlamak kemik suyuna göre çok daha pratik! Kış boyunca vazgeçilmeziniz olması dileğiyle tarife geçelim 🙂

Malzemeler

1 adet tavuk göğsü

5 su bardağı su

3 çorba kaşığı üzüm sirkesi

2 çorba kaşığı zerdeçal

1 çorba kaşığı chef seasons chicken seasoning baharat karışımı (Çok da şart değil, bunun yerine sevdiğiniz baharatların karışımını ve soğan, sarmısak tozu ekleyebilirsiniz. Yeya taze soğan sarmısak ekleyip tavuğu haşladıktan sonra onları çıkarabilirsiniz.)

Tuz, karabiber

4 çorba kaşığı arpa şehriye

2 adet limon

4-5 dal dereotu

 

 

Meyane için:

1 çorba kaşığı tepeleme tereyağı

1 çorba kaşığı tepeleme un

 

Derin bir çorba tenceresinin içine yıkanmış tavuk göğsü, zerdeçal ve baharat karışımı ve sirkeyi koyup tavuklar pişene kadar orta ateşte pişirin. Tavuklar tamamen piştikten sonra tavukları tencereden çıkarıp bir kovanın içinde üzerine buz koyup 1-2 dakika soğutun. Ardından tavukları dilediğiniz büyüklükte tiftikleyin. Tiftiklediğiniz tavuğu ve arpa şehriyeleri tencereye ekleyin. Kısık ateşte şehriyelerin pişmesini bekleyin. Kısık ateşte orta boy bir tavanın içinde tereyağını yakmadan eritin. Unu ekleyip kokusu çıkana kadar kavurun. Ardından çorbadan hızlıca 2-3 kepçe alıp tavaya ekleyerek karıştırın. İyice karıştırdıktan sonra meyane katılaşmadan çorbaya ekleyin. En son tuz, karabiber ve limon suyunu ekleyip 1-2 dakika kaynattıktan sonra ocaktan alın. Servis yaparken üzerine ince kıyılmış dereotu ekleyip servis yapın.

Not: Limon suyunu kesinlikle en son ekleyin. Çünkü pişen limonun tadı değişmektedir.

Meyane yaparken çorbadan koyduğunuz suyu un çok hızlı çekecektir. O sebeple hızlı hareket etmeniz gerekir.

Bu meyane, çok az kıvam katacak şekilde hazırlanmıştır. Siz dilerseniz 2 katına çıkarıp daha koyu bir çorba hazırlayabilirsiniz. Fakat şehriyeler çorbada bekledikçe, çorbanın katılaşacağını unutmayın.

Afiyet olsun!

 

 

Reklamlar
Yanık süt reçeli
Orjinal adı ile dulce de leche olan ve İspanyolların vazgeçilmez kahvaltılık ürünleri arasında yer alan süt reçeli, tatlılara o kadar yakışıyor ki inanamazsınız! 
Bu nefis reçeli evde hazırlamak çok kolay! Üstelik biz küçük bir dokunuş yaptık. Sütü yakarak hazırladık. Tadı çocukkene yediğimiz karamelli misbon şekerlerle aynı oldu 🙂 Afiyet olsun!
Malzemeler 
1 litre süt
1/4 çay kaşığı karbonat
250 gram tozşeker 
Öncelikle süte yanık kokusu verebilmek için dibini tutturacağınız yani feda edeceğiniz bir sütlüğe sütümüzü alıp içine bir tahta kaşık bırakıyoruz ve yüksek ateşte kaynamaya bırakıyoruz. Tahta kaşık sütün taşıp bir de ocak temizliği çıkarmaması için şart. Sütün dibi tutup hafif yanık kokusu gelmeye başlayınca, temiz ve yüksek kenarlı bir tencereye aktarıyoruz. Bu aşamada sütün suyunun uçması ve yarı ağırlığına inmesi yani koyulaşması asıl amacımız. Bu nedenle ocağın altını kısıyoruz, sütün sadece fısırdaması gerekiyor. Fokur fokur kaynamayacak. İçine gene bir tahta kaşık bırakın ve arada üzerinde biriken kaymağı temiz bir kapta toplamaya başlayın (Atmayın bunu da kullanırız biyerde) 1-1,5 saat arası hafif hafif kaynayan ve 500 ml kalan sütün içine 1/4 çay kaşığı karbonatı katıp hızlıca karıştırıyoruz. Bu noktada süt birden kabarır, aman dikkat.. İlk başta yüksek kenarlı tencereye alma sebebimiz de buydu zaten, sıcak süt karbonatı görünce birden asabileşiyor çünkü Hemen şekerini ekliyoruz ki siniri yatışsın, yumuşacık olsun.. Şekeri de eriyene kadar karıştırıp, sütün rengi koyu karamel rengine, kıvamı da soğuk bir çay tabağına damlattığınızda akmayacak kıvama gelene kadar kısık ateşte unutuyoruz. Yaklaşık 1 saat içinde kıvamını bulacaktır..
Sıcakken steril kavanozlara doldurup ters çevirirseniz kapağını açmadan buzdolabında 3 ay kadar saklayabilirsiniz, tabii yemeden durabilirseniz
Süt reçelini kullanarak yapabileceğiniz tarifler de çok yakında…
Tarif: Pınar Ayık Levinler
Fotoğraf: Selenay Kübra Koçer
Dışı çıtır içi pamuk poğaça

Dışı çıtır içi pamuk poğaça

Merhaba! Yine çok basit, az malzemeli bir tarif hazırladık 🙂

Bu poğaça hiç gözünüzü korkutmasın. Hamurunu tutturması da çok kolay. Üstelik hem ayçekirdekli kraker, galeta yermiş gibi hissediyorsunuz, hem de içindeki poğaça dokusuyla iki tadı birden yaşamış oluyorsunuz 🙂

 

Malzemeler

Yaklaşık 3.5-4 su bardağı un

1 su bardağı zeytinyağı

1 su bardağı ılık su

1 paket instant maya

1 çay bardağı ayçekirdeği içi

2 çorba kaşığı buğday ruşeymi

Tuz

 

Üzeri için:

4 çorba kaşığı süt

1 adet yumurta

Susam

Tüm kuru malzemeleri derin bir kaba alıp iyice karıştırın. Ardından yavaşça suyu ekleyip yoğurmaya başlayın. Hamur elinize yapışacak. Çok normal. Hiç korkmayın:) Ardından zeytinyağını da yavaşça ekleyin. Eğer ki 1 su bardağı zeytinyağı eklediğinizde pek ihtimal vermemekle beraber hala hamur elinize yapışıyorsa, biraz daha zeytinyağı ekleyin. Hamur pürüzsüz bir kıvam alınca, 2 katına çıkana kadar mayalanmaya bırakın. Mayalanan hamuru yağlanmış muffin kalıplarına, ceviz büyüklüğünde olacak kadar yuvarlayarak yerleştirin. Ceviz büyüklüğünü geçmemesine özen gösterin ki, kalıplarda da şişip büyüyeceği için şekli düzgün olsun. Üzerine yumurta ve sütü çırpıp sürdükten sonra susam serpiştirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında iyice üzeri kızarana kadar pişirin.

 

Not: Dilerseniz, kuru domatesli, zeytinli iç harç yapıp ekleyebilirsiniz.

Antepfıstıklı limonlu sonbahar keki, pişenler

Antepfıstıklı limonlu sonbahar keki

Bazen neyi çok sevdiğini, neyden keyif aldığını unutursun. Sonbahar geldi ve kışa kavuşmadan önce sakinleşmek için en uygun zaman. Kendine dönmek için, bir kadeh şarap alıp ya da bir demlik çay eşliğinde yemek yapmak için en güzel zaman. İşte tam da böyle bir anda yapıverdim bu keki. Bir numarası yok. Tamamen anne kekinden devşirme. En kolay malzemelerle, en etkili sonuçlananlardan. 

Pişirip de o limon kokusu evinizi sardığında beni hatırlayın 🙂

Malzemeler

4 adet yumurta

1 su bardağı tozşeker

1 su bardağı sıvıyağ

2 su bardağı tepeleme un

1 adet limonun suyu

1 adet limonun rendelenmiş kabuğu

1 çay bardağı toz antepfıstığı

1 su bardağı süt

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilin

Yumurta ve tozşekeri mikser yardımıyla veya tel çırpıcıyla köpük haline gelene kadar çırpın.

Ardından süt ve sıvıyağı ekleyip karıştırın.

Limon suyunu ve limon rendesini de ekleyip karıştırmaya devam edin.

Unu eleyerek ve kontrollü ekleyin. Ardından kalan malzemelerin tamamını ekleyip yavaşça karıştırın.

Antepfıstığı kıvamını koyulaştırırsa 1-2 çorba kaşığı süt ekleyebilirsiniz.

İyice karıştırdıktan sonra yağladığınız orta boy bir kek kalıbına karışımı dökün.

Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, 40 dakika kapağını hiç açmadan pişirin. Üzeri iyice kızardıktan sonra bir kürdan veya bıçak batırıp temiz çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiştir.

Püf noktası:

*Tüm malzemeler oda sıcaklığında olmalı.

*Tozşeker ve yumurtayı köpürttükten sonra diğer malzemeleri eklerken kekinizi söndürmeyin.

*Kapağını asla açmayın.

*Malzemelerin taze olmasına özen gösterin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tembelleri güldürecek artiztik menü!

Tembelleri güldürecek artiztik menü!

Merhabalar!

Bir süredir yemek yapma konusunda inanılmaz tembelim. Aklım da elim de hep pratik, basit tariflerde.

İş-ders başka uğraşlar derken, çetrefelli tariflerle uğraşamıyorum. Aslında birçoğumuzun hayatı da böyle değil mi?

Ama tabi ki bu yoğunluk, iyi şeyler yemeye engel değil. Öyle ki, iş çıkışı marketten alacağınız 3-5 malzemeyle bu nefis akşam menüsünü şipşak yapabilirsiniz. Öyle taktik maktik de yok! BAM BAM BAM 🙂

O zaman ana yemekle başlayalım… Tam bir tembel işi ama lezzet bombası Fırın Kebabı… Kebap 2 kişilik… Siz porsiyon arttırmak isterseniz malzemeleri ona göre x2 olur x3 olur oranlayın gitsin… 🙂

Fırın Kebabı

2 kişilik
200 gram orta yağlı kıyma
1 adet büyük kırmızı biber
1 adet yeşil köy biberi
4 diş sarmısak
1 adet soğan
Yarım demet maydanoz
Tuz, karabiber, pulbiber, kimyon
2 çorba kaşığı tereyağı

Kıyma ve baharat hariç tüm malzemeleri robottan geçin. Ardından suyunu tamamen sıkın. Tüm malzemeleri yoğurma kabında iyice yoğurun. Küçük boy bir fırın kabını tereyağının yarısıyla iyice yağlayın. Karışımı eşit olarak kaba yayın.

Pişmeden evvel mutlaka en az birkaç saat dinlenmeli…

Üzerini streçleyip akşama kadar dinlendirin. Dinlendikten sonra kalan tereyağını eritip üzerine gezdirip önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri iyice kızarana kadar pişirin. Dilerseniz suyunu saldığında fırından alıp 1 çorba kaşığı salçayı yarım su bardağı suyla karıştırıp üzerine gezdirip rendelenmiş kaşarla tekrar fırınlayabilirsiniz. Ben et tadını tek başına sevdiğim için sade yapacağım😊 Hatta üzerine biber, domates de dilimleyebilirsiniz. Afiyet olsun!

Pancarlı Lahana Çorbası

Eeee… Kışın ortası malum. Pazartesiden sonra kar da gelecekmiş. Çorbasız olmaz. Ben bu aralar ketojenik beslenmeye taktım. Bana iyi geliyor. Menü de biraz o çerçevede şekillendi. Bu çorba inanılmaz sağlıklı ve lezzetli! Siz bu çorbanın üzerine haşlanmış nohut, kavrulmuş kıyma, hatta biraz tulum peyniri rendesi, ya da kruton gibi şeyler de koyabilirsiniz. Ben çorbayı evdeki yalancı pratik pancar turşusuyla yapmıştım. O yüzden önce onun tarifi yazayım. Çorbayı yapmadan 1 gün önce hazırlayıp dolapta bekletin. Amaaan hiç uğraşamam derseniz de direk soğanı kavururken küp doğranmış pancarları ekleyebilirsiniz. Fakat yapmanızı öneririm. Çünkü çorbanın o güzel rayihası bu turşudan geliyor. Hem de fazlaca yapıp yemeklerin yanında ya da salatalarınızda kullanabilirsiniz.

Pratik pancar turşusu

200 gram pancar

1 kahve fincanı zeytinyağı

2 çorba kaşığı elma sirkesi

2 çorba kaşığı limon suyu

4 diş sarmısak

Tuz

Pancarları soyup küp doğrayın. Kaynar suya atıp 1-2 dakika sonra çıkartıp soğuk suda bekletin. Kendine gelen pancarları kalan malzemelerle iyice harmanlayıp kapaklı bir kapta en az 1 gece bekletin.

Şimdi gelelim yeniden çorba tarifine…

4 kişilik

500 gram beyaz lahana

Hazırladığınız pancar turşusunun tamamı

2 çorba kaşığı tereyağı

1 adet soğan

Tuz, karabiber, pulbiber, kimyon

Üzeri için: 

8-10 adet çiğ badem

 

 

Önce lahanaları güzelce yıkayıp suyunu tamamen süzdükten sonra ince kıyın. Soğanı kabaca doğrayın. Tereyağını derin bir tencerede eritip soğanları kavurun. Rengi biraz değiştikten sonra pancarları ekleyip kavurmaya devam edin. 2-3 dakika beraber kavurduktan sonra lahanaları ekleyip kapağını kapatın. Lahanaların hepsi ilk etapta sığmazsa kavurarak parça parça ekleyebilirsiniz. Zira benim tencerem küçüktü, öyle yaptım 🙂 Kapağı kapalıyken iyice suyunu salan lahanaları soğan ve pancarlarla iyice harmanlanana kadar karıştırın. Baharatları ve 1 su bardağı kaynar suyu ekleyip pişmeye bırakın. Tüm sebzeler iyice yumuşayana kadar kısık ateşte kaynatın. Çok fazla su eklemeyin. Çünkü bu çorbanın kıvamlı hali daha güzel. Sebzeler iyice yumuşadıktan sonra çorbayı blender ile çekin. Bir tavada da çiğ bademlerinizi kavurun. Ardından dilimleyip çorbanın üzerine gezdirerek servis yapın.

Not: Ben kısa bir süreliğine ketojenik beslendiğim için mercimek eklemedim. Ama normalde olsa, su miktarını artırıp mutlaka 1 kahve fincanı mercimek de eklerdim. Siz öyle deneyebilirsiniz. 🙂

Gelelim sonuncu tarifimize… Ben yemeklerde mutlaka yoğurtlu bir şey ararım. Ehhh… Biberi de zaten çok severim. Arkadaşımdan da tazecik, üzerinde henüz çiçekleri duran biberiyeler almıştım. Bu tarif akşam yemeklerine çok iyi yancı olur…

Biberiyeli Biber Borani

2 kişilik

4 adet yeşil köy biberi

2 adet kırmızı biber

5 diş sarmısak

1 kahve fincanı zeytinyağı

300 gram yoğurt

2 dal biberiye

Tuz, karabiber

Biberleri yıkayıp ortadan ikiye keserek içini temizleyin. Pişirme kağıdı serili fırın tepsisine dizdikten sonra üzerine ince kıyılmış sarmısak, biberiye, tuz, karabiber ve zeytinyağının 3/2’sini gezdirin. Üzerini de pişirme kağıdıyla kapatıp önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirmeye başlayın. Biberler iyice yumuşadıktan sonra üzerindeki kağıdı alıp 5-6 dakika kadar da öyle pişirin.

Pişen biberleri biraz ılınmaya bırakın. Bu sırada yoğurdu derin bir kaba alıp pürüzsüzleşene kadar çırpın. Bu tarifi siz süzme yoğurtla da yapabilirsiniz. Hatta çok daha güzel olur. Benim evde normal yoğurdum vardı, çıkmaya üşendim 🙂 Hatta siz tarife ezilmiş ezine peyniri ve ceviz falan da eklerseniz efsane bir meze bile olur… 🙂

Nerde kaldık? Evet, yoğurdu çırptık. Ardından biberler ılınınca (dikkat eller yanmasın!) Gelişi güzel kıyıp yoğurtla karıştırın. Şimdi o sarmısaklar ve biberiyeler falan kağıda yapıştıysa bıçakla sıyırıp hemen boraniye ekliyoruz. O var ya, nasıl bir güzeldir oyy! 🙂 Sakın atmayın.

Güzelce karıştırıp servis kabına alıyoruz. He, bir kısmını da artizlik yapmak için ayırın biberlerin. Böyle üzerine koyun. Ondan sonra da kalan zeytinyağını güzelce üzerine gezdirip masanızı şenlendirin 🙂 Ay söyleyeyim, birazını sabaha bırakın. Bekleyince kahvaltıda nefisssss oluyor! ( bizim kalmadı 😦 )

Evet efeniim… Bunlar bizim bugünkü akşam yemeğimizdi! İnanılmaz doyduk. Üstelik pek de sağlıklı, hafif bir öğün oldu. Dediğim gibi, ketojenik beslenmemi de bozmamış oldum. Dilerim ki sizler de beğenirsiniz. 🙂

Tarifler, styling ve fotoğraf: Selenay Kübra Koçer

Kış güzelleri bir araya geldi: Ayva Beğendi! :)

Kış güzelleri bir araya geldi: Ayva Beğendi! :)

Arka fonda çalan tüm karmaşaları boşverip geldiysen bu satırlara, lezzete olan açlık duygusu seni de ele geçirmiş olmalı… Günün her saati aç olan ben, lezzetli yemeğe olan açlık duyguma bir türlü çare bulamadım. 🙂  Bazen soruyorum kendime hangisi daha keyifli bir his?

Açlık mı ?

Yoksa

Lezzetli yemeğe duyulan açlık mı ?

Cevap; lezzetli yemeğe duyduğum açlık hissi. Sonuç olarak amaç karın doyurmaksa burada ne işimiz var değil mi?

Kapatın gidiyoruz…

Dedikten sonra sadece lezzetli yemek sevenler okuyorsa bu satırları kocamaaan bir merhaba.

Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek diyerek devam etmek isterdim ama ben o ayvayı yedim. Ata sözü olarak değil gerçekten pişirdim beğendi yaptım beğendim ve beğenerek yedim.

Ne saçmalıyorsun dediniz değil mi?

Görelim ne saçmalıyorum işte aşağı da malzemeler ve beğenerek yaptığım beğenerek yazdığım beğendiğim için yediğim ayva beğendi tarifi 🙂

Malzemeler

2 adet ayva

1 tatlı kaşığı un

1 tatlı kaşığı süt

1 tatlı kaşığı kaşar peyniri

1 tatlı kaşığı yoğurt ( tercihe göre süzme )

Yarım tatlı kaşığı tereyağı

Kaşar peynirinin tuz oranına göre tuz ve beyaz toz biber

Yapılışı

Ayva önce yağlı kağıt sonra alüminyum folyoya sarılır. Yaklaşık 15-20 dk fırında pişirilir. Tereyağı ocakta eritilir unla birlikte kavrulur. Süt eklenir ve karıştılırılarak pişirilir. Ocağın altı kapatılır kaşar eklenir. Ayvalar isteğe göre doğranır isteğe göre blenderdan geçirilir. (Ben doğradım) Doğranmış veya ezilmiş olan ayvanın içine yoğurt hariç bütün malzemeler ilave edilir. Sıcaklığı atan karışım içerisine yoğurt eklenir. İsteğe göre bu biçimde tüketilir. Ben son aşamada bir yaramazlık yapıp portakal suyu ve meyve parçaları ilave ettim. Kızarmış ekmekle birlikte muhteşem ikili oldular…

BETÜL EDEPLİ

Üşengeç pizzası :)

Üşengeç pizzası :)

Canım dostlarım bazı sabahlar öyle bir his kaplıyor ki içimi, değil kahvaltı hazırlamak peynir ve zeytini tabağa koymaya üşeniyorum. Ben de böyle zamanlarda iyice sınırları zorlayıp ince hamur üzerine bol malzemeli bir kahvaltı pizzası patlatıyorum… Peynir ilk lokmada uzerken, bir sonraki yemek için planlar yapıyorum hatta kafamda. Bir sonraki ısırıkta, damağımda altı gevrek içi pofuduk hamurun tadıyla beraber başlıyorum deriin-deriin, ince-ince hayaller kurmaya…

Yapmayın canııım siz hiç mi hayal kurmuyosunuz sanki? 

 

Böyle küçük bir sahil kasabasında kıyıya vuran deniz dalgaları eşliğinde ekmek yapmak, yada aynı kasaba da birbirinden güzel mezeler hazırlayıp ılık bir yaz akşamında dost sohbetine karışmak. Hemen hemen benzer ama keyif veren hayaller bunlar…

Yemek yemek ne ifade eder senin için bilmiyorum. Benim için hayatın ta kendisi. O yüzdendir böyle farklı şekilde cümleler kurup farklı biçimde anlatıyor olmam. Ama farklı cümleler kurmadan tarifler de yazabilirim tabi kii. Hatta deneyelim..

Cemal Süreyya ‘nın

– Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı –

Satırları gibi, basit ve tembel işi olup yine de lezzetinden ödün vermeyenler için bir pizza tarifi geliyor…

Malzemeler

Hamuru için:
100 gram un
12 gram yaş maya
1 tutam tuz
1 adet küp şeker

Üzeri için:

Biber salçası veya acılı ezme
Labne peyniri
Dilediğiniz peynir çeşitleri ( Kaşar, tulum, köy peyniri )
Pastırma
Biber
Domates

Yapılışı

60 ml ılık su içinde maya ve şekeri eritin.  Unu ve tuzu karıştırıp ortasını açarak mayayı ekleyip yoğurmaya başlayın. İyice yoğurup hamuru toparladıktan sonra yarım saat mayalandırın.

2 katı büyüklüğe eriştikten sonra pizza kalıbına ya da kelepçeli bir kalıbın altına, o da yoksa bir yuvarlak tepsiye hamuru biraz yağ ile yayarak kenar verin.

Üzeri için labne ve acılı ezmeyi karıştırıp sürün.

İlk 15 dakika 200 derecede sadece üzerindeki sosla beraber pişirin. Ardından fırından çıkarıp, üzerine eklemek istediğiniz peynir çeşitleri, domates, biber ve pastırma dilimlerini pizzanın üzerine dizip 10 dakika daha fırınlayın. 

Sonrası mı?
Tabi ki mutlu son… 🙂

BETÜL EDEPLİ