mutfak felsefesinde tahin-pekmezli kek

mutfak felsefesinde tahin-pekmezli kek

yaşam hakkkında düşünüyorum. yasak bir odaya girmek kadar zevk veriyor bana. yaşamın kendisini üzerine yıkılacak bir binaya gözünü karartıp tırmanmaya  benzetiyorum. ezilmekten, yok olmaktan korkmadan, kararlı bir asker gibi hücuma geçiyorum. başka türlü yaşayamayacağımı biliyorum.
bir gün savaşmak zorunda kalacağımı bile bile oturup köşemde beklemenin bana göre olmadığını gördüm.
üstelik bu savaşın kutsanmış bahanelere ihtiyacı yok. bu savaş varoluşun vahşi bahçesinde, kadın olmanın doğasında var.
üstelik bu savaşta katil de yok maktül de.
strateji yok, silahlar yok, ordu yok. bu savaş ölümle doğum arasında sebepsizce yeşeren bir boşluk.
derin ve telafisiz, zaman çizgisinin, içsel muharebenin ta kendisi. insanın kim olduğunu, kim olacağını ya da olması gerektiğini öğreten şey.
kişinin kendi günahlarını başkasının kaderiyle takas ettiği, zihnini örümcek yollarına devşirdiği bir öykü.
ben bu öykünün, kendi öykümün yazarıyım.
oyuncuların yerini ve yolculuklarını değiştirip kendimi kalemin arkasında büyütüyorum.
büyüdükçe kendiliğinden, beklenmedik gelen kahramanlarla avunuyorum.
yaşamın sonsuz bir avuntu biçimi olduğuna bahse girerim. sokakların uçlarını geceye kadar birleştirip kahramanlarımı topluyorum. ezbere bildiğim anılarımı çocukluk masallarındaki kahramanlarla yeniden yazıyorum.
kendi masallarımı da bu sokaklarda kaybedip rüyalarımda ustalıkla oynuyorum.
son zamanlarda uykularımın bana eskisinden çok daha fazlasını anlattığını hissediyorum.
bir şekilde farklı rüyalarda uyuyup kendimi o yasak sokağın acıklı hikayesinde buluyorum.
Tüm bu karmaşık öykü dizisi, bana doğru ile yanlışın, gerçeklikle kurgunun bilgisini unutturdu. karnımla midemin, ağrıyla bulantının, açlıkla tokluğun yerini unutturdu.
Tüm bu karmaşayı zihnimde yeniden inşa etmeye çalışmak, sevginin ve şefkatin, aşkın ve eylemin sancısını unutturdu.
hatırlamak için gittiğim yolların, içtiklerimin, yediklerimin, tanımak ve tahammül etmek zorunda kaldığım yabancıların haddi hesabı yok.
bir grup anlamsız yüzle trafiğin yoğun olduğu caddelere bakıyoruz.
az sonra üzerimizden tır geçecek olsa hareket etmeye halimiz yok. 
bir adım bile gidemedigimiz hayatları öyle cok ciddiye alıyoruz ki… sanki böyle yaparsak hikayenin sonu değişecek gibi…
neden mi kek? çünkü yemek yaparak kendime sabretmeyi ve tahammül etmeyi öğretiyorum.
kendimce unutmaya ve hatırlamaya dair ufak ayinler haline getiriyorum. ve yazmanın hiç tanımadığım bir çift gözün tacizci bakışları altında soyunmaktan farkı olmadığını hissettiğimden beri çıplak kalmaktan ve yazmaktan utanmıyorum.
insan bedeni, çıplaklığın ötesinde anlamlar taşır ve kimsenin bakışları seni günahkar yapmaz. herkes gibi kendi direnişini yaratmak ve eylemlerinde kararlı olmak zorundasın. yoksa hikayenin sonu kontrolü kaybeder ve kendini anlamsız bir döngünün başrolünde bulursun. konu mankeni değilsin, ideal değilsin. kahraman değilsin. sen kendinsin ve kendini ustalıkla anlatmanın gizemini eşelemek zorundasın. ister kek yaparsın, ister roman yazar, ister resim çizer, ister fahişe ister anne olursun. kendi zaferlerinden ve yenilgilerinden sen sorumlusun. unutma.

kek tarifine gelelim diyenler için… 🙂 tarif oldukça basit. pek püf noktası yok. sağlıklı, az malzemeli.

 

2 adet yumurta

1 çay bardağı süt

yarım çay bardağı tahin

yarım çay bardağı pekmez

1 su bardağı tam buğday unu

1 paket kabartma tozu

1 çay kaşığı vanilin

kabak çekirdeği (dilediğiniz kuruyemişi ya da kuru meyveyi ekleyebilirsiniz.)

 

yumurtaları köpürene kadar çırpın. ardından tahin ve pekmezi ekleyip iyice karıştırın. sütü de ilave edip karıştırmaya devam edin. en son tüm katı malzemeleri de ekleyip spatula yardımıyla alt üst ederek sakince karıştırın. yağlı kağıt yerleştirdiğiniz küçük bir bir borcama döküp üzerine tahin gezdirin. çatal ile gezdirdiğiniz tahini desen oluşturacak şekilde dağıtın. önceden ısıtılmış 180 derece fırında 30 dakika kadar pişirin. çatal batırdığınızda temiz çıkıyorsa tamamdır 🙂 fırından alıp dinlenmeye bırakın. ılındıktan sonra servis yapabilirsiniz. afiyetler ola 🙂

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s