Menü Başlangıç

Bir klasik olarak; Karaköy Güllüoğlu

O güne kadar meğer ben baklava yememişim!

Kaç sene önceydi bilmiyorum.

Hala aynı lezzet, kalite daima ileri.

Baklava ve İstanbul kelimeleri yan yana gelince akla ilk gelen isim tabi ki Karaköy Güllüoğlu..

Geçenlerde baklava uğruna denizler, deryalar ve bir tanecik köprü aşıp karaköye vardık.

Önce oturacak yer bulup sonra siparişimizi verdik. Damak zevki öyle güzel düşünülen bir yer ki çay bile ona göre demleniyormuş gibi geliyor insana.

Fazla gelirse şerbet, çay silip süpürsün diye şekersiz içmeniz benden tavsiye.

Gerçi çaya hakkını verelim derseniz hayatınızdan çaya şeker atma konusunu çıkarın derim o ayrı bir konu.

Bir tadım tabağı ( karışık baklava ) bir de kadayıf aldık. Amaç tatlı yemek ne olursa olsun diyemedik. E haliyle karar da veremeyince sonuç ortaya karışık oldu.

Hani..

Nasıl derler?

Little little into the middle gibi bir şey..

Cem Yılmaz böyle konular için söylemişti değil mi bunu?

Sonra demeyin yanlış yerden dem vurdun diye..

Karışık hakkını veren bir tabak, adeta bütün dükkanın mantığını 20 liraya anlayabiliyorsunuz.

Bu kadar tatlının üzerine en son şöbiyet yendiğinde tek başına olan hazzı vermiyor, bu yüzden şöbiyeti ayrı bir vakit ayranla yemeği tercih ederim. ( Sakın gülmeyin! Ağzının tadını bilen herkes baklavayı ayranla yemesi gerektiğini bilmeli… Yada ben kendimi öyle kandırıyorum. Ama kabul edelim çok güzel oluyor. )

Bütün tabağın lezzetini size nasıl anlatayım bilmiyorum.

Ama söyleyebileceğim tek şey var. Kuru baklava ve sultaniyi bana verin gerisi sizin olsun. Birde fıstıklı dürümü verin, 2 bardakta çay alayım. Sonra değmeyin keyfime.

Kuru baklavanın nasıl yapıldığını görevli olan arkadaşların birine sorduğumuz da özel bir şerbet ve vakum sistemiyle hazırlıyoruz dedi. Vakum sistemini sormak istedim ama başka bir misafir gelip arkadaşı yanına çağırınca bende yemeye devam ettim.

Sultani tatlısında fark altı tel kadayıf üstü iri fıstık ve muhteşem dengeli bir şerbetle baklavamsı kadayıf olması. İnsan yedikçe yemek istiyor. Yalan yok..

Cevizli burma ve cevizli baklava da şahsına munhasır güzellikte iki tatlı, şerbetlerine söyleyecek ne lafım ne anlatacak kelime hazinem var. Çoook iyi olduğunu söyleyeyim ama yine de.

Fıstıklı dürüm yedikten sonra içinizden yalnız benim için bak yeşil yeşil parçasını geçiriyorsunuz, o kadar güzel..

Kadayıf kendi haliyle muhteşem bu tabağı 3 hatta 4 kişi rahatlıkla yiyebilir. Nereden biliyorsun derseniz biz bu masayı 3 kişi bitirdik ve bitirdiğimiz de hepsinin tadı damağımız da kalmıştı. Birbirimize anlatırken farklı noktaları kavrayıp konuşabiliyorduk. Bir lokma da aldığınız hazza bakın.

Kendi haliyle dememin sebebi benim dondurmalı çok daha fazla sevmem. Dondurma da maraş usulü, basit bir dondurma geldiğini sanmayın.

Kadayıf 14, Dondurmanın topu ise 4 lira. Ama aldığınız haz, ulaştığınız zevk, damağınızda yer eden o lezzetler her şeye fazlasıyla değer cinsten.

Karaköye gittiğinizde Güllüoğlu’na mutlaka girin. Şimdi demeyin ki yahu Karaköy’e ne gerek var? Onu da hemen açıklayayım.İstanbul’un ilk baklava dükkanı ve Gaziantep hericinde ilk fırınlı baklavacı olma özelliği tam bu dükkanda yer alıyor.

 

Gitmek isterseniz diye adres: Rıhtım Cad. Katlı Otopark Altı No: 3-4 Karaköy, 34425 Beyoğlu/Istanbul

BETÜL EDEPLİ

 

 

Reklamlar

Kategoriler:Bir klasik olarak; Karaköy Güllüoğlu

Tagged as:

foodmood

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: