Menü Başlangıç

Kahvenin izinden; Türk İslam Eserleri Müzesi

Türk Kültürü’nün en önemli ögelerinden biri olmuş, yeme-içme alışkanlıklarımız arasında dünyada en çok bilinen şeylerden biridir Türk Kahvesi… Fincanının naifliği, içme adabı, yanındaki lokumuyla başlı başına bir ritüeldir… Öyle özeldir ki, kız isteme merasimlerinin en önemli bölümünü oluşturur… Peki Türk Kahvesi’nin serüveni nasıl başladı? Türk İslam Eserleri Müzesi ışığında, merak edenler için ufak bir yazı hazırladık. Merak eden, yolu düşen herkes mutlaka görmeli…

Öncelikle Kahveden bahsedecek olursak yaklaşık 450 yıl öncesinde Yemenden Osmanlı Sarayına getirilmesiyle bu yolculuğa başlanmış. Türk kahvesi yapımında üretiminde ve oluşumunda 1871 senesinde  önderlik ederek bugünlere taşınmasında olanak sağlamış isim ise Kuru kahveci Mehmet Efendi.

Türk İslam Eserleri Müzesinde ise Kahve oluşumundan bugüne kullanılan malzemeleri görmeniz mümkün.

Çok güzel muhafaza edilmiş ve korunmuş bir müze olmakla birlikte giriş ücreti öğrenci için 5 lira müze kartınız varsa şanslısınız tabi ki 🙂

Fotoğraf çekimi ise flashlı flahsız gerçekleşebiliyor..

Pazartesi hariç her gün ziyarete açık.

Müzeye girişiniz gerçekleştiğinde sizleri böyle güzel bir bahçe karşılıyor. Etrafında bulunan odalarda Türk İslam Eserlerine ait olan bir çok eşyayı bulmak mümkün.

Soluklanmanız için banklar bile mevcut daha güzel ne olabilir ki ?

Burada kahve kutularını cezve ve değirmenleri görmeniz mümkün.

Kahve çekirdeklerini özenle saklıyorlar ve kağıt peçete, kağıt, bez vb eşyalarla metal hazne nemlendiğinde nemini çekmesi için kullanıyorlar. Ne kadar ince düşünülmüş değil mi ?

Şimdi mevcut olanların aksine o zamanlar çok öğüteyim yapıp içeyim mantığı yok. Herşey taze ve herşey o an yapılıp tüketiliyor. Tahmin edeceğiniz üzere kahve hazzını üst noktalara çıkaracak altın vuruşu yapıyorlar.

Cezvelerde işlev farkı olmamış o zamandan bu zamana.

 

Burada ise değirmen ve kahve kutularına ek kahve soğutacaklarını görüyoruz.

Kahve Soğutucuları: Fırınlanan kahveyi nemlendirmeden soğutmak ve daha uzun süre muhafaza etmek için kullanılıyormuş. Şimdi ise taze kahve aldığımız yerler öyle mi? Paketle müşteriye ver. Eve gelincede sıcakla çok daha fazla temas eden kahvenin tadında değişim yaşansın. O dönemde bile zevkimize aynı zamanda damak tadımıza düşkün olduğumuz ne kadar belli.

Burada ise diğerlerine ek kahve güğümleri mevcut. Kahveler kavruldu, soğutuldu, pişirildi ve sıra kahve servisine geldi. Yine şimdiki gibi cezveyle yapayım bardağa koyup götüreyim yok. Yalnız iki taşım pişen kahveler hem hava ile temas edip havalansın ilk sıcağını atsın hemde kahve içenlere görsel bir şölen yaşatsın diye güğümlere konup öyle servis ediliyor.

 

Lezzetli son ise kahve fincanları.. Bu fincanlar biraz günümüz fincanlarına benziyor evet. Ama müzede sergisi bulunan fincanlar bunlardı sadece. Gelelim şimdi de kahve içmenin adabına. Pardon. Gelelim Türk kahvesi içme adabına. Servisi gördünüz. Lokum, su ve kahve mevcut. Sırasıyla anlatıyorum dikkatli olun..

Bir yudum sudan alıp kahvenin tam anlamıyla tadını almak için kahveden önce ağız içini temizliyoruz. Peki iyi kahveyi nasıl anlayacağınızı biliyor musunuz? Sıkı durun bir güzellik yapıp onuda anlatıyorum. Boğaz dokuz boğumdur sekizini yut birini söyle demiş atalarımız. Bunun yanında da kahveyi üç boğuma bölmüşler. Birinci yudum tanışma, ikinci yudum alışma ve üçüncü yudum anlaşma. Bir kahvenin iyi olup olmadığını üç minik yudumda anlarsınız. İlk yudumdan Mmm nefis diyenlerin Türk kahvesi severliğine çok inanmamak lazım. Kahveyi sevdiniz ve içtiniz. Sonrasında ne yapacaksınız? Hemen suyu içip sohbeti sonlandıracak mısınız? Yoksa biraz bekleyip kahve tadının bütün hücrelerinize yayılmasına izin mi vereceksiniz? Elbette ikinciyi yapacaksınız. Çünkü ilk eylemi gerçekleştirdiğinizde bunun anlamı kahveyi beğenmedim ve bu tadı hemen temizlemek istiyorumdur. Tıpkı ilk yudumda olduğu gibi. Şimdi lokum nerede kaldı yemedik demeyin ister kahve içilirken lokumu yiyin ister en son yudumla hepsini birlikte atın ağzınıza. Yeter ki bırakın kahve ve sohbet bütün hücrelere tadını ve enerjisini yaysın.

Adres: Yeşil Mahallesi, 1. Yeşil Cd. No:56, 16360 Yıldırım/Bursa

Not: Bunların hepsi Türk İslam eserleri müzesi görevlileri tarafından anlatılanlar. Eksik gördüğünüz bir yer varsa lütfen düzeltin..

Betül EDEPLİ

 

 

 

Reklamlar

Kategoriler:bilgioburu Kahvenin izinden; Türk İslam Eserleri Müzesi

Tagged as:

foodmood

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: